Analiz

Türkiye’de Milliyetçilik Haritası Raporu- Müjdat ÖZTÜRK

15 Ekim 2025 · Müjdat ÖZTÜRK

Türkiye’de Milliyetçilik Haritası Raporu- Müjdat ÖZTÜRK

Son dönemde başarılı çalışmaları ile öne çıkan Toplum Çalışmalar Enstitüsü yine çok çarpıcı bir araştırmaya imza attı ve Türkiye’nin Milliyetçilik Haritasını açıkladı.

Önce bu başarılı çalışmayı yapan Toplum Çalışmaları Enstitüsünü ve Başkanı Osman Ertürk’ü ve Direktörü Hüseyin Raşit Yılmaz’ı kutlayalım.

Araştırma gerçekten de çarpıcı sonuçları ortaya koyuyor. Yayınlanan rapora göre Türkiye’nin %73,4’ü kendisini çok milliyetçi ve milliyetçi olarak tanımlıyor. Katılımcıların %34,2’si Atatürkçü, %25,4’ü Türk Milliyetçisi,%13’8’i Milliyetçi Muhafazakâr, %9,3’ü Ülkücü, %7,1 Turancı, %4,5 Ulusalcı olduklarını belirtiyor.

Bu sonuçlar Türk Milliyetçiliğinin farklı formlar içinde kitleselleştiğini ve toplumda milliyetçiliğin belirleyici gücünü de ortaya koyuyor.

Siyasetin güncel konuları hakkında toplumun ne düşündüğü ile ilgili zihin açıcı sonuçları da barındıran araştırmaya göre anayasada Türklük tanımı bulunmasını isteyenlerin oranı %80.

Bir başka sonuç yeni anayasa yaparak Türklük tanımını değiştirme arzusu taşıyanları üzecek cinsten. Anayasadaki vatandaşlık tanımı farklı etnik grupları da kapsayacak şekilde değiştirilmelidir sorusuna %57,2 Hayır cevabı verirken %42,8 Evet demiş.

Araştırma bize toplumun Terörle Müzakere Sürecine yönelik bakışı ile ilgili ciddi veriler sunuyor. Toplumun %87,8’i terör elebaşı Öcalan’ın serbest bırakılmasına karşı. Dağdaki teröristlere af çıkarılmasına karşı çıkanların oranı ise %82.

Demokrasi ve laiklik konularında katılımcıların %84,3’ü demokrasiyi ülkemiz açısından zaruri görürken laikliğe yaklaşım %71,6.

Toplum Çalışmaları Enstitüsünün bu kapsamlı çalışmasında Yeni Nesil İttihatçıları da ilgilendiren veriler var.

Araştırmaya katılanlara İttihat ve Terakki Cemiyetinin öne çıkmış üç büyük ismi hakkında ne düşünüyorsunuz diye sorulmuş. İttihat ve Terakki hakkında ne düşünüyorsunuz sorusu da sorulabilseydi araştırmanın sonuçları belki daha anlamlı olabilirdi.

İttihat ve Terakki liderleri arasında en çok beğeniye %34 ile Enver Paşa sahip. Talat Paşa %25,7, Cemal Paşa ise %24,7 ile toplum tarafından çok olumlu-olumlu karşılanmış.

Toplum Çalışmaları Enstitüsünün hazırladığı Türkiye’de Milliyetçilik Haritası başlıklı raporda yer alan sonuçlara bakıldığında Türkiye’de milliyetçiliğin yükseldiği neticesi ortaya çıkmaktadır.

Fakat ortaya çıkan sonuçları değerlendirirken katılımcıların milliyetçilikten ne anladığı muğlâk bırakıldığı için yükseldiğini varsaydığımız olgunun gerçekten milliyetçilik olup olmadığını anlamakta yetersiz kalınmaktadır.

Türk Milliyetçiliği gibi zengin tarihi arka plana sahip bir olguyu katılımcıların milliyetçilikten ne anladığı netleştirilmeden değerlendirmeye çalışmak bizi Türk Milliyetçiliğinin geleceği konusunda yanlış sonuçlara götürecektir.

Ayrıca yine Türk Milliyetçiliğinin varlığı ve geleceği hakkında değerlendirmeler yaparken bazı hususların gözden kaçırılması bizi yine yanlış sonuçlara götürecektir.

Mesela Türk Milliyetçiliğinin varlığı ve tırnak içinde yükselişi sadece siyasi sahadaki varlığı ile ölçülebilir mi?

Mesela Türk Milliyetçiliğinin siyasal, sosyal, ekonomik hayattaki varlığı, kültür ve edebiyat dünyasındaki temsili niçin bu araştırmalara dâhil edilmemektedir?

Araştırma sonucunda kendisini çok milliyetçi-milliyetçi olarak tanımlayan %73,4’ün Türk Milliyetçiliğini, tarihi kökleri, siyasi tutumları ve siyasi talepleri ile tamamen temsil ettiği söylenebilir mi?

Kendisinin çok milliyetçi-milliyetçi tanımlayan %73,4’ün devleti, siyaseti, toplumu, kurumları etkileme gücü nedir?

Dolayısıyla ilk bakışta Türk Milliyetçilerini mutlu edebilecek bir sonuç olarak ortaya çıkan %73,4 oranını gerçekten Türk Milliyetçiliğinin hanesine yazacaksak bu soruların da cevabı aranmalıdır. Bu soruların yanıtsız kalması yükselen şeyin Türk Milliyetçiliği değil popüler milliyetçilik olma ihtimalini güçlendirecektir.

Toplum Çalışmaları Enstitüsünün elde ettiği sonuçlar homojen, tek tip bir milliyetçilik anlayışının olmadığı tezini de doğruluyor. Ortaya çıkan milliyetçi kitle değişik formlara sahip bir milliyetçi kitle.

Görülüyor ki klasik milliyetçilik tanımlarının dışında milliyetçiliğe farklı anlamlar yüklenerek yeni milliyetçi kimlikler inşa eden eskisinden farklı milliyetçi bir kitle, milliyetçi bir dalga ile karşı karşıyayız.

Değişen dünya ve Türkiye sosyolojisi, dijital toplumun etkisi ile milliyetçilik yeni kuşaklarda farklı anlamlarla temsil ediliyor. Farklı düşünme biçimleri farklı milliyetçi tutumlar doğuruyor.

Bu milliyetçilik temsili bir yönü ile içinde tepkisellik barındırırken diğer yönü ile Türk Milliyetçiliğinin tarihsel köklerinden de ayrışıyor.

Araştırma sonucunda ortaya %73,4 gibi ciddi bir oran çıkmış olsa da kendisini %73,4 oranında çok milliyetçi-milliyetçi olarak ifade eden bu büyük kitlenin Türk, Türk kimliği, Türk kültürü, Türk dili başta olmak üzere din, modernleşme, demokrasi, otoriterleşme, kadının toplumsal rolüne yaklaşımları, sığınmacılara bakışı gibi temel meselelere nasıl yaklaştığı üzerinde de durulmalı.

Bütün bunların yanı sıra Türk Milliyetçiliğinin farklı siyasi yapılarda temsili Türk Milliyetçiliğinin toplumsallaştığını, kabına sığmayan bir enerji gibi toplumsal kesimlere yayıldığını gösteriyor. Türk Milliyetçiliğinin toplumsallaşması, yeni toplumsal katmanlara ulaşması yani kitleselleşmesi Türk Milliyetçiliğinin demokratikleşmesi açısından da ayrı bir önem taşıyor.

Siyasi olarak yine tırnak içinde dağınık bir görüntü veren Türk Milliyetçiliği aslında bağımsız, bağlantısız, kontrol dışı millet merkezli milliyetçiliklere alan açıyor, devlet milliyetçiliğinin denetiminden kurtulmuş olarak sivil milliyetçi yeni bir gelenek oluşturuyor.

Ortaya çıkan sonucun popüler milliyetçilik olma ihtimalini saklı tutarak Türk Milliyetçilerinin sistematik çalışmalar yapması halinde milliyetçilik fikrinin sosyal ve siyasal hayatta kalıcı, etkili ve şekillendirici olacağı görülmektedir.

Türk Milliyetçiliğine yönelik elimizdeki en güncel verileri barındıran bu değerli çalışmayı yapan Toplum Çalışmaları Enstitüsünü ve tüm ekibi kutluyor bu araştırmanın devamının yukarıda bahsettiğim kriterler ışığında genişletilmesini diliyorum.


← Tüm Yazılar Kaynak ↗